Skip to content Skip to footer

Yazar sayfası: diplomasi

11. Yıl Çevrim İçi Uzman Konuk Bahar Programı: Prof. Dr. Kerem Alkin

Erzurum Diplomasi Araştırmaları Merkezi (EDAM) 11. Yıl Bahar Programı kapsamında emekli büyükelçi Prof. Dr. Kerem Alkin’i ağırladı.

Ekopolitik Atölyesi tarafından 15 Nisan 2026 tarihinde çevrim içi olarak düzenlenen derste, Alkin yaklaşık iki saat süren kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. “Yeni Küresel Düzenin Kuruluşu ve Türkiye’nin Yükselen Konumu” başlıklı ders, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ile Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ergün Engin’in selamlama konuşmalarıyla başladı.

Dr. Ekonomist Sümeyye Gökçenoğlu’nun moderatörlüğünde yürütülen derste Alkin, merkantilizm döneminden günümüze uzanan geniş bir tarihsel çerçevede küresel güç dengelerini ele aldı. Ekonomik, askeri ve siyasi güç üçgenine dikkat çeken Alkin, tarih boyunca küresel rekabetin hammadde, iş gücü ve finansal kaynaklar üzerinden şekillendiğini vurguladı. Orta Koridor’un antik çağlardan bu yana ticaret açısından taşıdığı stratejik öneme değinen Alkin, dünya ekonomik ağırlık merkezinin yüzyıllar içinde nasıl değiştiğini örneklerle açıkladı.

Sunumda ayrıca uluslararası sistemin kurumsal altyapısına da değinildi. 1941 Atlantik Mutabakatı’ndan itibaren şekillenen küresel ekonomi-politik düzenin; IMF, Dünya Bankası, GATT ve OECD gibi yapılar aracılığıyla geliştiğini belirten Alkin, küresel talebin sürekliliği, sermaye hareketlerinin akışkanlığı ve ticaretin liberalleşmesinin bu sistemin temel unsurları olduğunu ifade etti.

Ortadoğu’daki uzun süreli çatışmalar ve Doğu Akdeniz’deki enerji rekabetine de değinen Alkin, bölgedeki enerji kaynaklarının taşınmasında Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kritik bir konumda bulunduğunu vurguladı. Bu çerçevede alternatif enerji ve ticaret koridorları üzerindeki rekabetin önümüzdeki dönemde daha da artabileceğine dikkat çekti.

1980-2010 dönemini küreselleşmenin zirvesi olarak nitelendiren Alkin, 2008 küresel krizinin ardından dünya ekonomisinde önemli kırılmalar yaşandığını belirtti. 21. yüzyılda küresel liderliğin yalnızca ekonomik ve askeri güçle değil, aynı zamanda bilgi ve teknoloji kapasitesiyle belirlendiğini ifade eden Alkin, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında yeni bir iş birliği modelinin ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye’nin Soğuk Savaş dönemindeki “kanat ülke” rolünden, 11 Eylül 2001 sonrası süreçte “merkez ülke” konumuna geçişini de değerlendiren Alkin, Türkiye’nin yeni küresel düzende artan stratejik önemine dikkat çekti.

Programın sonunda, sunumun ikinci bölümünün ilerleyen oturumlarda ele alınacağı belirtilirken, Erzurum Diplomasi Araştırmaları Merkezi’nin akademik faaliyetlerine devam ettiği ifade edildi.

Leave a comment

2025-2026 EDAM | 11th Year, 5th Meeting

As the Erzurum Diplomacy Research Center (EDAM), we successfully completed our 5th meeting, analyzing global and regional upheavals, in our 11th year of establishment.Within the program, we addressed numerous civilization-focused topics with academic rigor, ranging from the theopolitical tensions between Iran and Israel/USA to the critical role of the Strait of Hormuz in energy security, from the destruction of global heritage in the shadow of war to the state of museums. In addition to current developments such as the technopolitical struggle of Pax Silica and the Quantum Age, the perception management strategies of global media, and the integration processes of the Organization of Turkic States, strategic predictions and solutions regarding the future of the international system were discussed.Our program, which began with the opening remarks by our Chairman of the Board, Mr. Ergün Engin, on geopolitical transformation, continued with a presentation by the esteemed author Taha Kılınç titled “Solutions for the Islamic World” and academic analyses by our researchers, and concluded with evaluation and closing remarks. A gift was presented to our distinguished guest, and certificates of participation were given to our participants and researchers who contributed with their presentations.

Leave a comment

2025-2026 EDAM | 11. Yıl 5. Buluşması

2025-2026 Erzurum Diplomasi Araştırmaları Merkezi | 11. Yıl 5. Buluşma: “Küresel Fay Hatlarını Anlamak” Programımızı Gerçekleştirdik.

Erzurum Diplomasi Araştırmaları Merkezi (EDAM) olarak, kuruluşumuzun 11. yılında küresel ve bölgesel kırılmaları analiz ettiğimiz 5. buluşmamızı başarıyla tamamladık. Program kapsamında; İran-İsrail/ABD hattındaki teopolitik gerilimlerden Hürmüz Boğazı’nın enerji güvenliğindeki kritik rolüne, savaşın gölgesinde kalan küresel mirasın tahribinden müzelerin durumuna kadar pek çok medeniyet odaklı başlığı akademik bir titizlikle ele alındı. Pax Silica ve Kuantum Çağı’nın teknopolitik mücadelesi, küresel medyanın algı yönetimi stratejileri ve Türk Devletleri Teşkilatı’nın entegrasyon süreçleri gibi güncel gelişmelerin yanı sıra, uluslararası sistemin geleceğine dair stratejik öngörüler ve çözüm önerileri masaya yatırıldı.Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Ergün Engin’in jeopolitik dönüşüm üzerine gerçekleştirdiği açılış konuşmalarıyla başlayan programımız; değerli yazar Taha Kılınç’ın “İslam Dünyası İçin Çözümler” başlıklı sunumu ve araştırmacılarımızın akademik analizleriyle devam etmiş, değerlendirme ve kapanış konuşmalarıyla nihayete ermiştir. Kıymetli konuğumuza hediyesi takdim edilirken, sunumlarıyla katkı sağlayan katılımcılarımız ve araştırmacılarımıza katılım belgeleri verilmiştir. 11. yılımızın bu anlamlı zirvesine katılım sağlayan herkese teşekkür ederiz.

Leave a comment

Erzurum Diplomasi Araştırmaları Merkezi 11. Yıl 4. Buluşma Gerçekleşti.

Erzurum Diplomasi Araştırmaları Merkezi 11. Yıl 4. Buluşma programımızı başarıyla tamamladık!

Programımız Erzurum Diplomasi Araştırmaları Merkezi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Ergün Engin’in açılış konuşmalarıyla başlamıştır.

Program akışımız uzman konuklarımızın, atölye koordinatörlerimizin ve atölye katılımcılarımızın sunumları ile devam ederek, EDAM Danışmanımız Sn. Dr. A. Cihangir İşbilir’in değerlendirmeleriyle sona ermiştir.

Programımız kapsamında ele aldığımız konular; gastrodiplomasiden kültürel dplomasiye, askeri güçten ekonomik güce kadar uzanmıştır.

Erzurum Diplomasi Araştırmaları Merkezi olarak ,süreklilik kazandırdığımız Lise Atölyeleri kapsamında her hafta içi diplomasi eğitimlerimizi; Türkiye’nin Komşuları’ndan Balkanlar’a, Avrupa’dan Afrika’ya, Türk Dünyası’ndan Asya-Pasifik’e, Amerika’dan Orta Doğu’ya uzanan kapsamlı bir içerikle sürdürmeye devam ediyoruz.


Program kapsamında 48 günlük Kış Programını başarıyla tamamlayan katılımcılarımıza başarı belgeleri takdim edilmiştir.

Programımıza katılan ve katkı sunun herkese teşekkür ederiz.


Erzurum Diplomatic Research Center 11. Year 4. We have successfully completed our meeting program!

Our program is organized by Mr. Erzurum Diplomatic Research Center Association Chairman of the Board of Directors. Ergün started with Engin’s opening speeches.

Our program flow continues with the presentations of our expert guests, workshop coordinators and workshop participants, our EDAM Consultant Mr. Dr. A. It ended with the evaluations of Cihangir Işbilir.

The issues we have covered within the scope of our program have ranged from gastrodiplomacy to cultural dplomacy, from military power to economic power.

As the Erzurum Center for Diplomatic Studies, we continue to hold our weekly diplomacy workshops as part of our ongoing High School Workshops program, offering comprehensive content covering Turkey’s neighbors, the Balkans, Europe, Africa, the Turkic world, Asia-Pacific, America, and the Middle East.

Within the scope of the program, certificates of achievement were presented to our participants who successfully completed the 48-day Winter Program.

Thank you to everyone who participated and contributed to our program.

www.erzurumdiplomasi.org

Leave a comment

Kültürel Diplomasi

                                         


Giriş                                     

            Küreselleşen dünyada devletler arası ilişkiler, yalnızca güçle değil, ikna ile şekillenmekte ve ikna temelli yöntemler önem kazanmaktadır. Bu kapsamda kültürel diplomasi, kültür ve tarih aracılığıyla devletlerin dünyaya kendini anlatan etkili bir dış politika aracına dönüşmüştür. Joseph Nye’nin ortaya koyduğu “yumuşak güç” kavramı, kültürel diplomasinin teorik temelini oluşturmaktadır. Kültürel diplomasi, halkları birbirine yakınlaştırarak uzun vadeli ilişkilerin kurulmasına neden olan kamu diplomasisinin temel unsurlarından biridir.  Kültürel diplomasi, devletlerin kültürel değerleri ve tarihsel mirasları aracılığıyla uluslararası kamuoyunda olumlu bir algı oluşturmayı amaçlayan önemli bir dış politika aracı hâline gelmiştir. Bu araştırmanın amacı, kültürel diplomasinin kavramını, amaçlarını ve araçlarını inceleyerek, uluslararası etkilerini ve Türkiye’nin kültürel diplomasi uygulamaları üzerinden ortaya koymayı hedeflemektedir. Kültürel diplomasi yalnızca uluslararası ilişkileri güçlendirmekle kalmayıp aynı zamanda toplumsal anlayış, barış ve iş birliğini beslediği için önem kazanmaktadır. Ayrıca bu çalışma, kültürel diplomasiye ışık tutarak bu alanın anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada Türkçe ve Farsça kaynaklardan yararlanmıştır.

Kültürel Diplomasinin Tanımı

Kültürel diplomasi, kültür ve diplomasinin bir araya gelmesiyle oluşan interdisipliner bir alandır. Uluslararası ilişkiler ve dış politika literatüründe kültürel diplomasiye dair birçok tanım bulunmaktadır (Ceylan, 2020, s. 326). Tarihsel kökenleri çok eskiye dayanmakta, hediyeleşme en erken örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Geleneksel diplomasi zamanla dönüşmüş, iletişim ve halkla ilişkiler unsurlarının dâhil olmasıyla kamu diplomasisi ortaya çıkmıştır. Ülkeler bu yolla diğer toplumları etkilemeyi ve politikalarına destek sağlamayı hedeflemiştir (Yağmurlu, 2029, s. 1184).

Teorik açıdan kültürel diplomasi, büyük ölçüde “yumuşak güç” kavramı çerçevesinde ele alınmaktadır. Joseph Nye (2004) tarafından geliştirilen yumuşak güç kavramı, devletlerin uluslararası alanda meşruiyetlerini ve etkilerini zorlayıcı unsurlar yerine çekicilik ve ikna yoluyla artırmayı amaçlayan faaliyetleri ifade etmektedir (Durmuş, 2024, s. 406). Joseph Nye, bir ülkenin yumuşak gücü kullanarak hedeflerine ulaşmasının güvenilirlik ve ikna yeteneği ile ilgili olduğunu belirtmiştir. Yumuşak güç, kültür, düşünce ve değerler gibi kamusal kaynaklarla desteklendiği vurgulanmıştır. Eğitim, sanat, medya, turizm gibi unsurlar yumuşak güç faaliyetlerini besler ve bu faaliyetler genellikle kamu diplomasisi kapsamında değerlendirilir (Ceylan, 2020, s. 322-323).

Diplomasi, temel olarak kurumlar, örgütler ve hükümetler tarafından dış dünyayla kurulan ilişkilerin yönetilmesini ifade eden bir faaliyet alanıdır. Bu yönetim sürecinde farklı araçlar ve mekanizmalar kullanılabilmektedir. Dünya siyasetinde diplomasi, uluslararası aktörler arasında çatışmaların müzakere yoluyla ve savaş dışı yöntemlerle çözülmesini amaçlayan bir iletişim süreci olarak tanımlanmaktadır (Salihi Emiri & Muhammedi, 2010, s. 108).

Kültürel Diplomasinin Amaçları

Kültürel diplomasinin amacı, diğer ülkelerin insanlarını anlamak, bilgilendirmek, onlarla etkileşim kurmak ve onları etkilemektir. Başka bir tanıma göre kültürel diplomasi, karşılıklı anlayışı güçlendirmek amacıyla uluslar arasında fikir, bilgi, sanat ve kültürün diğer yönlerinin alışverişidir. Kültürel diplomasi aslında kültürel araçların kullanımı yoluyla ulusal çıkarların peşinde koşmaktır. (Salihi Emiri & Muhammedi, 2010, s. 110). Kültürel diplomasinin temel amacı ise çatışmaların silahlı mücadeleye dönüşmesini engellemektir (Salihi Emiri & Muhammedi, 2010, s. 108). Kültürel diplomasi, kültür, sanat ve eğitim yoluyla yabancı ülkelerle ilişkiler kurmayı, geliştirmeyi ve sürdürmeyi amaçlayan bir diplomasi alanıdır. Bu alan, bir ulusun kültürünün dış dünyaya sunulduğu ve ulusların benzersiz kültürel özelliklerinin ikili ve çok taraflı düzeylerde tanıtıldığı etkili bir süreçtir (Salihi Emiri & Muhammedi, 2010, s. 109-110). Kâr amacı gütmeyen uluslararası bir kuruluş olan Kültürel Diplomasi Enstitüsü (ICD)’ye göre kültürel diplomasi, ilişkileri güçlendirmek, sosyo-kültürel iş birliğini artırmak ve ulusal çıkarları desteklemek amacıyla kültür, değer ve kimlik unsurlarının devlet, özel sektör veya sivil toplum aracılığıyla paylaşılmasıdır (Kültürel Diplomasi Enstitüsü, 2026).

Kültürel Diplomasinin Araçları

Kültürel diplomasi, kamu diplomasisinin Ana damar alanlarından biri olarak ülkelerin yumuşak güç kaynakları arasında yer almaktadır.  Sanat, bilim, eğitim ve teknik gibi kültürel unsurlar aracılığıyla ülke itibarını artırmayı ve uluslararası iş birlikleri kurmayı amaçlamaktadır (Yağmurlu, 2029, s. 1184). Kültürel diplomasi, dış politikada etkili ve esnek bir araç olarak, devletler arasındaki ilişkilerin niteliğinin iyileştirilmesine katkı sağlamakta ve bu yolla uluslar arasında karşılıklı anlayışın geliştirilmesine hizmet etmektedir. (Salihi Emiri & Muhammedi, 2010, s. 111). Kültürel diplomasi kapsamında eğitim Kurumları, yabancı kamuoylarını etkilemek ve ülke kültürünü tanıtmak amacıyla önemli bir araç olarak değerlendirilmektedir. Bu bağlamda devletler, eğitim alanına ciddi yatırımlar yapmakta, öğrenci ve akademisyenlere yönelik burslar sağlamakta ve çeşitli kültürel değişim programlarını uygulamaktadır (Tüylüoğlu, 2019, s. 33).

Sanat ve edebiyat alanında üretilen eserler, toplumları etkileme gücüne sahip olma nedeniyle kültürel diplomasinin önemli araçlarından başka biridir. Uluslararası sergiler ve sinema, özellikle teknolojinin de katkısıyla geniş kitlelere ulaşarak kültürel unsurları taşımaktadır. Hollywood, Bollywood ve Çin sineması gibi sektörler ülkelerinin kültürel etkilerini küresel ölçekte artırmaktadır (Tüylüoğlu, 2019, s. 36).Ayrıca kültürel diplomasi uygulamalarına odaklanan ülkeler, müzeleri de etkili birer araç olarak kullanmaya başlamış ve diğer ülkelerdeki müzelerle iş birlikleriyle sergilemeler gerçekleştirmiştir. Bu süreç, yumuşak güç kaynaklarından biri olarak, filmler, müzeler, dil eğitimi ve akademik sanatsal değişimler aracılığıyla yaşam tarzları, politik ve ekonomik sistemler hakkında yabancı kamuoyuna mesaj iletme fırsatı sunmaktadır (Okumuş, 2021, s. 1986).Sinema ve filmler, geniş kitlelere ulaşma kapasiteleri ve kültürel anlatım gücü sayesinde etkili bir kültürel diplomasi aracı olarak önümüze çıkmaktadır (Durmuş, 2024, s. 408).

Kültürel Diplomasinin Uluslararası Etkileri

Günümüz diplomasisinde aktörlerin sayısı ve çeşitliliği önemli ölçüde artmıştır. Politikacılar, lobiler, basın-yayın organları ve hükümet-dışı kuruluşlar artık diplomasinin temel aktörleri arasında yer almaktadır. Hükümet-dışı kuruluşlar, uluslararası ilişkilerde yalnızca devletler arası değil, toplumlar arası etkileşimi de şekillendirmektedir. Çok uluslu şirketler ekonomik güçleri ve uluslararası bağlantıları sayesinde devletlerden daha etkili olabilmektedir. Bunlar sadece ticari değil, siyasi alanlarda da rol oynayabilmektedir. Ayrıca kitlesel basın ve medya, uluslararası gündemi belirleyerek devletlerin dış politika kararlarında kamuoyu ve medya etkisinin artmasına yol açmaktadır (Tuncer, 2006, s. 65-66). Uluslararası ilişkilerde askeri ve ekonomik unsurlarla diğer aktörleri etkilemeyi ve zorlamayı içerirken, yumuşak güç karşılıklı etkileşim ve anlayışı teşvik etmektedir (Ceylan, 2020, s. 322). Günümüzde kültürel diplomasi, devletlerin uluslararası sistem içerisindeki konumlarını güçlendirmede ve dış politika hedeflerini desteklemede önemli bir araç haline gelmiştir.

Türkiye’nin Kültürel Diplomasi Uygulamaları

Dış politikanın bir unsuru olan kültürel diplomasi, bir devletin siyasal nüfuzunu artırma amacı doğrultusunda kültürel unsurların stratejik biçimde kullanılması olarak tanımlanabilir (Ceylan, 2020, s. 333). Ebubekir Ceylan (2020), kültürel Diplomasi başlığı altında yazdığı kitap bölümünde Türkiye’nin kültürel diplomasi uygulamaları olarak Yunus Emre Enstitüsü (YEE), Türkiye Maarif Vakfı (TMV), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), TÜRKSOY ve Türk yapımı dizileri belirtmiştir. Bunların çoğu eğitim odaklı kültürel diploması aktörler olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’de eğitim odaklı kültürel diplomasi aktörleri arasında Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) de yer almaktadır.  Bu kurumlar yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ve farklı kültürel faaliyetleri yürütmektedir.

Dil eğitimi, kültürel diplomasi içinde merkezi bir konuma sahiptir. Ortak anlayış, sempati ve iş birliğine zemin hazırlamak amacıyla kültürel diplomasisi araçlarıyla kullanılmaktadır. Bu çerçevede, yabancı ülkelerdeki okullar ve dil öğretim kurumları önemli platformlar olarak işlev görmektedir (Yağmurlu, 2029, s. 1200). Ayrıca sanat, kültürel diplomasi kapsamında ön plana çıkarılan temel bir unsur haline gelmiştir. Sanat, başta yüksek sanat olmak üzere müzik, tiyatro, resim, fotoğraf, enstalasyon ve seramik gibi alanları kapsamaktadır. İlgili Bakanlıklar, misyonlar aracılığıyla kültür ve sanat alanında etkinlikler düzenlemektedir. Edebiyat, sinema, müzik, dans, resim ve tiyatro gibi çeşitli alanlarda konferanslar, sergiler ve uygulamalı atölyeler gerçekleştirmektedir. Bu etkinliklerde yalnızca yüksek kültür içerikleri değil, popüler kültür öğeleri de yer almaktadır. Örneğin Türk mutfağının tanıtımı gibi etkinlikler de kültürel diplomasi faaliyetleri arasında değerlendirilmektedir (Yağmurlu, 2029, s. 1198). Bölgesel olarak değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Orta Doğu ve Türkistan ile ilişkileri, tarihsel, kültürel ve jeopolitik dinamiklerin etkileşimiyle şekillenmektedir. Bu ilişkiler bağlamında kültürel diplomasi, Türkiye’nin bölge ülkeleriyle bağlarını güçlendirmesi, karşılıklı anlayışı artırması ve bölgesel istikrara katkı sağlaması açısından önemli bir araç olarak öne çıkmaktadır. (Karakhanova, 2023, s. 221).

Sonuç

Kültürel diplomasi, 21. yüzyılda yumuşak gücün etkin şekilde kullanıldığı bir kamu diplomasisi disiplini olarak öne çıkmaktadır. Bu alan, kamu diplomasisi çerçevesinde gelişen önemli bir olgu haline gelmiştir. Joseph Nye’ın yumuşak güç yaklaşımı, Gramsci’nin kültürel hegemonya kavramı ile Lasswell ve McGuire tarafından geliştirilen iletişim ve ikna teorileri, kültürel diplomasinin temel kuramsal çerçevesinin oluşturmaktadır.  Bu yaklaşımlar, kültürel diplomasinin kültür yoluyla rıza ve güç ilişkileri kuran, algı, imaj ve söylem üzerinden etki yaratan; çok boyutlu ve disiplinlerarası bir alan olduğunu göstermektedir. Günümüz dünyasında, devletlerin oluşturdukları olumlu ülke imajları ve bu imajların diğer toplumlar tarafından nasıl algılandığı giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Yumuşak güç yaklaşımında temel olan, cazibe unsurlarının kullanılması ve iş birlikler yapılarak istenilen hedeflerin karşı tarafa kabul ettirilmesidir. Bu nedenle yumuşak gücün etkin biçimde kullanılabilmesi, büyük ölçüde meşruiyet unsuruna bağlıdır. Bir devlet, sahip olduğu gücünü ve hedeflerini kamuoyunda meşru gösterebiliyorsa daha az dirençle karşılaşır ve taleplerini daha kolay kabul ettirebilir. Gücün meşrulaştırılması, kültürel diplomasi unsurları aracılığıyla örtük bir biçimde gerçekleştirilmektedir. Eğitim, kültür, sanat, edebiyat ve kitle iletişim araçlarının etkin şekilde kullanılması, bir ülkenin uluslararası imajının olumlu bir konuma taşınmasına katkı sağlayacaktır.

Kaynakça

Ceylan, E. (2020). Kültürel diplomasi. A. R. Usul, & İ. Yaylacı (Dü) içinde, Dönüşen Diploması ve Türkiye (s. 321-352). İstanbul, Türkiye: Küre Yayınları.

Durmuş, İ. (2024, Hazıran). 25. Kültürel Diplomasi ve Sinema: Nuri Bilge Ceylan Sineması Üzerine Bir Değerlendirme. Rumelide Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi , s. 403-425.

Karakhanova, N. (2023). Türkiye Cumhuriyeti’nde 100 Yılda Kültür Diplomasisi Gelişimi. İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi(64), s. 210-229.

Kültürel Diplomasi Enstitüsü. (2026). 02 02, 2026 tarihinde https://culturaldiplomacy.org/index.php?en_culturaldiplomacy adresinden alındı

Okumuş, M. (2021). Selcuk Üniversitesi İletişim Fakültesi, 14(4), s. 1072-2002.

Özten, S. (2022). Kültürel Diplomasi ve Enstrümanı Kültürel Diploması ve İletişim. Türkiye’nin Yumuşak Gücü olaran (s. 97-146). içinde İstanbul: Prestij Grafik Rek. ve Mat. San. ve Tic. Ltd. Şti. .

Salihi Emiri, S. R., & Muhammedi, S. (2010). Dilomasi Farhangi. Tehran: İntişarat Qaqnüs.

Tuncer, H. (2006). Küresel Diploması. Ankara: Ümit Yayıncılık.

Tüylüoğlu, E. (2019). Kamu Diplomasisi Tekniği Olarak Kültürel Diplomasi: Suudi Arabistan Krallığı’nın Türkiye’deki Kültürel Diplomasi Faaliyetleri. İstanbul: İstanbul Üniversitesi/ Ulusal Tez Merkezi.

Yağmurlu, A. (2029, 05 07). Kültürel Diploması: Kuram ve Pratikteki Çerçevesi. Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi, 12(2), s. 1182-1210.

Leave a comment

Geleceğin Diplomatları
Burada Yetişiyor!

Adres

Yakutiye, Erzurum 

İletişim Bilgileri

info@erzurumdiplomasi.org

+90 539 696 25 69

Erzurum Diplomasi Araştırmaları Merkezi

© Tüm Hakları Saklıdır.